THK Planör Okulu'ndan ayrılırken Erol'un pozu
Eskişehir'e girdik ve konvoy pozumuzu veriyoruz.
Kemal Saka bizi Çi börek yiyebileceğimiz bir yere götürdü. Burada çi börek dışında köbete, kol sarma, mantı yendi.
Eskişehir'de güzel heykeller var. Porsuk çayı üzerinde de güzel köprüler var. Lakin konvoydan kopmamak için ve vakit yokluğundan bu köprüleri fotoğraflayamadan geçiyoruz.
Rüzgar sürekli kesintiye uğruyordu. Diğer yandan yağmur bulutları yaklaşmaktaydı.
Çok az uçurtmayı havalandırabildik.
Üniversite'nin rektörü ve torunu da bize katıldı.
Hazerfan Uçurtma'nın satış çadırı yanına yerleştik. Hazerfan uçurtma bu gölgelikleri üretiyormuş ve bir tane kulübümüze hibe etti.
Sıcak ve güneşli yaz günleri için iyi bir hediye oldu. Birlikte hatıra fotoğrafı çektiriyoruz.
Erhan abi'nin baldızı tarafından kulübe hibe edilen ilk yardım seti.
Tasarımı farklı bir uçurtma gördüm ve sahibini buldum. Anadolu Üniversitesi, Endüstri tasarımı öğrencileri proje olarak uçurtma tasarımı yapmışlar. Hemen fotoğrafladım. Ne yazık ki isimlerini unutmuşum. Kendileri forumdan bize yazarlarsa buraya ekleyeceğim.
Endüstri tasarım öğrencilerinden bir diğeri. Her iki öğrenci de uçurtmalarının uçuyor olmasından dolayı çok mutluydular.
Tasarlanmış uçurtmalardan biri. Diğerini de çekmiş olduğumu sanıyordum. Fakat bulamadım.
Hava bozuyor ve iyi bir yağmur başlıyor. Şenlikte bir kaç dakika içinde kimse kalmıyor.
Hava bozunca çok hızlı bir şekilde uçurtmaları topluyor ve kendimizi arabalara atıyoruz. Biraz sohbet etmek ve vedalaşmak için bir pastanede oturuyoruz.