Kaya'nın ailesiyle veda pozu. Ağlayan ağlayana.
Umut ve ailesi.
Hadi ışınla bizi skati!
Edinburgh tren istasyonu
Edinburgh tren istasyonundaki panoromik fotoğraf denemem. Ancak olmadı, trafik sürekli akıyor.
Bagel dükkanındaki dolgu çeşitleri. Domuz pastırması çok popüler buralarda :)
UK'da ilk yiyeceğimi alıyorum, ve egg&mayonese'in tadına varıyorum. Aferin len.
Edinburgh tren istasyonu yakınlarında.
Bekle beni Dundee, seni yeneceğim...
Tayside köprüsü müydü neydi bunun adı.
West marketgait, Dundee.
West Marketgait'de bir kilise. Binaların hepsi ayrı bir güzel.
Üniversitenin önünde bu pozu çekmesek olmazdı.
Yolun sonunda overgate alışveriş merkezi var.
Lidl'da, konserve çorbaları tetkik ederken.
Bu Mackarel Fillets'i tuttum ben. Biraz yağlı ama onu da süzdüreceğim artık, ve enteresandır Fransız Brie peyniriyle çok iyi gidiyor. O peyniri de kazara keşfettim :)
O kadar çok yağıyor ki duvarların üstü yosun tutmuş.
Abertay dundee öğrencilerinden K.O. (27), lidl'de yaşlı bir iskocun elinden torbalarını alıp kaçtıktan hemen sonra yakalandı. İfadesinde, "okul bursumu yatırmadı, açlıktan ölse miydim" dedi.
Dundee'nin en işlek caddesi. Ben diyeyim kıbrıs şehitleri, siz deyin sevgi yolu. Bir ucunda Overgate, bir ucunda Wellgate alışveriş merkezleri.
Yaşlı amcalar (St. Andrews Jazz Band) çok sağlam klasikler çalıyorlardı.
Kaya ve ben, Police HQ'ın önündeyiz.
Daireye ilk gelenler biziz, mutfak bomboş. İlk mikrodalga yemeklerimden birini yemek üzereyim sanırım.
Yağmur yağmadığı zamanlarda buralar harbi güzel oluyor sanki :) Gerçi ben yağmuru güneşe tercih ederim.
Edinburgh havalimanından Edinburgh tren istasyonuna taksiyle giderken.