San Sebastian, Spain
Snail in San Sebastian, Spain... Bu arkadaşın fotoğrafını çektiğim bu dakikadan iki hafta sonra bunlardan bir tanesini miğdeye indiriyor olacağımı bilmiyordum elbette :)
Biarritz, France..... Burası Avrupa'nın sörfçü cennetiymiş. (Ama yaz ortasında bile çok serindi hava).
Biarritz, France.
Bayonne, France. Fransa'nın Baskları bu bayram sırasında kırmızı beyaz giyinir, bol bol içermiş saz çalarmış :)
Bayonne, France.
Bayonne, France... Bu kral amcanın da festivalle bi alakası var ama neydi hatırlamıyorum.
Toulouse, France.
Toulouse, France.... Basilique Saint Sernin
Toulouse, France... Les Jacobins
Avignon, France.
Avignon, France.... Burası neredeyse tamamen korunmuş bir ortaçağ şehri.
Avignon, France.... Le Palais des Papes. 14. yüzyılda Roma'nın çürüme içinde oluşundan daralar kimi papalar buraya kaçıp saklanmışlar. En büyük Gotik yapılardan biri olduğu söyleniyor.
Avignon, France.... Geceleri insan kendini ara sokaklarda daha bir ortaçağda hissediyor. (Tikkat her an bir vampir de çıkabilir köşeden :)
Avignon, France. Müthiş katedralin içi. Pazar günü oradaydık, ayine bile denk geldik.
Avignon, France. Fransa'nın bu küçük "ortaçağ" şehri aynı zamanda Avrupa'nın en önemli tiyatro festivallerinden birine ev sahipliği yapıyormuş her sene.
Arles, France. Burası Van Gogh'un bir dönem yaşadığı ve çok ünlü "Yıldızlı Gece" ve "Gece Kahvesi" tablolarını yaptığı yermiş. Belki gecesine kalmadığımızdan, belki de Avignon'dan sonra gördüğümüz için, çok da bir esprisi yok gibi geldi (Van Gogh'un hayal gücü işte :)
Arles, France.
Barcelona, Spain.
Barcelona, Spain.... Müthiş mimar Antoni Gaudi'nin Sagrada da Familia'sı. Yapımına 1880lerde başlanmış ve hala devam ediyor. Muazzam bir "şey"!
Sagrada da Familia'dan ayrıntı.
Bir başka Antoni Gaudi marifeti.
Barcelona'da sokaklarda müthiş müzisyenler vardı.
Sagrada da Familia'nın ne kadar heybetli bir yapı olduğunu buradan anlayabiliriz. :)
Las Ramblas'ta kuklacı.
Valencia, Spain.
Valencia, Spain. Can ve Meren.
Valencia'da New Orleans kahvecisi. Siesta zamanı oralarda olduğumuzdan hiçbir dükkan açık değildi. Biz de boyalı kepenklerini görmüş olduk :)
Valencia duvar resimleri açısından bir cennetti. Yaşasın.
Valencia, Spain. Sokak ve apartman isimlerini böyle güzel güzel yazıp koymuşlar.
Kamp yerini bulmaya çalışırken.
Oliva diye hiç de turistik olmayan bir yerdeki kamp yerini bulmak için çeşitli badireler atlatıp, gece o badireleri bize unutturan sangrialarımızı yudumladıktan sonra, sabah müthiş yumuşak kumlara yatmış dinleniyorduk ki Meren uzaktan bize gelin gelin şuna bakın diye seslendi. Yerdeki bu garip izleri meğer şu arkadaşlar yapıyormuş (bi sonraki resim):
Bok böcekleri! İlk defa canlısını hem de bok yuvarlarken görüyorum :) Müthiş!
Yine düştük yollara. Can, Serdar ve Mevzun'un arabası.
Meren ve Faruk'un kafası :)
Granada, Spain! Bu dünya üzerindeki en tatlı yerlerden biri.
Granada sokaklarında, sabah erken.
Elhamra (Alhambra) Sarayı'na çıkarken.
Elhamra'nın yollarında dolanırken.
Açıl susam açıl.
Uzaktan Elhamra.
Granada'da arap mahallesi Albaicin sokakları. Az sonra muhteşem bir sokak kahvesi keşfedecek, tinto de verano (yaz şarabı) ve yanında gelen tapa'larla kendimizden geçeceğiz! Cennet!
Albaicin'den Granada manzarası
Albaicin sokakları.
Tapas! mmmmm.
Düygü sümüklü böcek yemek üzere! Bu resimden sonraki bir dizi resim miğdenizi bulandırabilir. :)
"Yerim ben bunu yerim, ben ördek embriyosu yemiş insanım!"
"Önce bir suyunu emeyim"
"Hmmm fena değil, baharatlı"
"Fekat bu elemanın duyargaları filan görünüyor hala"
(Ulan nası yicem bunu, dur suyunu içerek biraz daha zaman kazanıyım kendime.)
"Kabuğundan çıkarması biraz zaman aldı. Ehm."
(Yiyebilicek miyim? Yerim yerim)
(Bi daha düşüniyim)
"Hooop, yedim işte. Tadı deniz ürünü gibi bişi."
"Düşüncesi beni biraz iğrendirmedi diil :)"
"Ama suyu güzelmiş. hüüp"
Granada sokakları.
Yıllarca Emeviler'in egemenliği altında kaldığından, İslamiyetle Hıristiyanlık birbirine karışmış, barış içinde varolmaya devam ediyor, nefis.
Harika kokulu çaylarrr.
Can Amcaaaa!
İçine girebilmemizi sağlayacak olan biletleri alabilmek için Meren ve Kübra'nın kapısında sabahın körü saatlerce sıra beklediği Elhamra Sarayı'nın içindeyiz sonunda!
Mivzun kuşu :)
Berrin ve Kübra (Barselona fatihleri :)
daha çok tapas!
Madrid, Spain.
Madrid'de San Gines'teki çikolatacıdayız, lö leziz.
aha bu da çikolata ve içine banılan hamur kızartması.
Her an bir festival her an bir eğlence.
Elif ve sevdiceği Huan Carlos :P (çocuun adını yine unuttum)
Festival alanında bizimkiler balon patlatıp oyuncak kazanma peşinde.
Meren balonları patlatınca bi domuzlu oyuncak alıp, gördüğümüz bir çocuğa vermeye karar veriyoruz (ben oyuncağı kendime saklamak isteyip biraz direniyorum), ama...
....bu tatlı kız çocuğu yanımdan geçerken kucağımdaki domuza öyle çok bakıyor ki, gidip ona veriyorum :) Pek bir seviniyor yavrucak.
Ablayı tanımıyoruz, yiyecekler çok güzel görünüyor.
Cerveza İspanyolca bira demek.
Toledo, Spain.
"Dokunmayın, teşekkürler"